Hat 250 İzmit Sabiha Gökçen Kaç Saat Sürer? Gündelik Hayatla Karmakarışık Bir Yolculuk
İzmir’de yaşamaktan ne büyük bir mutluluk! Sahil, güneş, sokaklarda dolaşan kediler… Ama bir de şöyle bir gerçek var: İzmir, İzmit’e olan mesafesiyle kalbimizi kırıyor. Araba ile gidecek olursanız, yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk var karşınızda. Ancak, biz bu yolculuğu sadece birkaç saatlik bir sıkılma seansına dönüştürmekle kalmıyoruz, aynı zamanda bir “büyük hayal kırıklığı”na da dönüşebiliyor. Ama tam olarak ne kadar sürer bu yolculuk? Hat 250 İzmit Sabiha Gökçen kaç saat sürer? sorusu, herkesin içinden geçen ama belki de dile getirmediği o evrensel soru!
Hedef: Sabiha Gökçen Havaalanı’na Ulaşmak
Öncelikle, Hat 250’nin ne olduğunu biraz açmam gerek. Bu hat, İzmit’ten Sabiha Gökçen Havaalanı’na giden bir otobüs hattı. Fakat, hatırlatmam gerek ki, “Havaalanı” diyorum diye işler daha kolay hale gelmiyor. Bu hattı kullandığında, aynı zamanda bir İstanbul yolculuğuna çıkıyorsun. İzmit’ten Sabiha Gökçen’e giderken, İstanbul trafiği, TIR’lar, kamyonlar ve biraz da Türkiye’nin eğlenceli sürüş kültürüyle karşılaşıyorsun. Hat 250’nin seni nereye götürdüğü kısmı bir hayli kritik; ama varış saatinin ne kadar olacağı ise daha da önemli. İşte, burası o kafalar karışan nokta!
4 Saatlik Bir Macera
Hat 250’nin süresi, gerçekten de 4 saat civarında değişiyor, ama 4 saatlik bir yolculuk o kadar da kolay değil. Yani, bu hat 4 saat sürdüğünde, o 4 saatin içinde başka birçok macera başlıyor. Şimdi, biraz mizahi bir bakış açısıyla bu yolculuk nasıl geçiyor ona bakalım. Hayatımda daha önce bu kadar dikkatli olmadığım, ama o kadar da hayal kırıklığına uğradığım başka bir şey olmamıştı!
1. Adım: Erken Kalkmak ve Hazırlık
Saat 06:30’da kalkıp, altın vuruşu yapmak üzere evden çıkmaya karar veriyorsun. Çünkü Hat 250 her sabah 7:00’de hareket ediyor ve aslında hiç kimse bu saatte uyanmak istemez. Ama mecbursun. Çünkü havaalanı maceranın geri kalanı gibi, bu yolculukta da her şey baştan sona planlanmalı.
Kendine güvenerek: “Bunda bir şey yok, ben her şeyi hallederim” diyerek yola çıkıyorsun. Bu tip kararlar her zaman heyecan verici olsa da, yolda her şeyin değişebileceğini unutmamalısın. İşte, Hat 250’nin 4 saatin içindeki ilk 15 dakikası! Önce İzmit’in sabah havası yüzünü okşar, ama sonra ilk kamyonu görmek üzere hızla yoluna koyulursun.
2. Adım: Trafikte Kaybolan Zaman
Yolculuğun başında, her şey bir rüya gibi başlar. “Bu kadar kolay olamaz,” diye içinden geçirirsin, ama işin garibi, gerçekten de o kadar kolay olmuyor! 20 dakika sonra, sen ve diğer yolcular kamyonlarla dolu bir yolda sıkışıp kalırsınız. Bir bakarsınız, hiç ilerlemiyor bile.
Yavaşça, 10 dakika kadar, 100 metreye yakın bir mesafede sıkışıp kalırsınız. O an iç sesiniz “Nasıl olsa ilerleyeceğiz,” derken, bir yandan da “Böyle giderse, ben de tam 4 saatin sonunda havaalanına varırım herhalde” diyorsunuz. Kafanın içinde farklı senaryolar canlanır; “Ya şu kamyon şoförü bu kadar dikkatli olmasa… Ya da aslında İstanbul’a 3 saatte varan başka bir hat olsa…”
3. Adım: Yemek Yiyecek Mi, Biraz Huzur Arayacak Mıyız?
Tabii, Hat 250’yi bir yolculuk olarak düşününce, aslında biraz eğlenceli hale gelebiliyor. Yani, senin gibi genç biri için 4 saat, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın bir seans olabilir. Ama, arada bir mola verilmesi her zaman faydalıdır. Hangi yolu seçerseniz seçin, bu hatlar genellikle bir mola verir. Mola sırasında otobüsünüz de kısacık bir süre için “Hadi şimdi dinlenmeye” der. İşte, burası biraz bana bağlı, biraz da sizin o ‘kamyonlardan sonra bir tatlı molayı hak ediyoruz’ havasına göre şekillenen bir alan.
Düşünsenize, biraz dondurma almak istiyorsunuz ama aynı zamanda öyle bir hava var ki, “Tamam, bir daha buralarda hiç durmam” dediğiniz anlar gelir. Hızla dondurmayı yersiniz ve arabaya binerken, “Yolculuğun geri kalan kısmında bu dondurmanın hakkını vereceğiz” diye düşünürsünüz.
4. Adım: İstanbul’a Yavaşça Giriş
İstanbul’a varmaya çok yaklaşırsınız. Trafik tekrar başlar. Ama bu sefer, o trafikte ilerleyişinize bir anlam veremezsiniz. Niye? Çünkü Sabiha Gökçen’le ilgili bilmeniz gereken tek şey şu: Sürekli ilerliyorsunuz ama “Hangi noktada tam olarak ne zaman varacağınızı” kestiremiyorsunuz.
Sonunda, uçak için biletinizi aldığınız, yolda rahatça ve gerçekten “kapanış” dediğiniz zaman geldiğinde ise, yolculuk bitebilir. Şimdi, bazıları buna “yolculuk” değil, “macera” der. Ne de olsa, o 4 saatlik zaman dilimi içinde bir hayal kırıklığı daha, bir geçiş noktası daha olmuş oluyor. Başlangıcından sonrasına kadar düşündüğümüzde… yolculuk, tam anlamıyla karmaşıklaşmaya devam ediyor!
—
Hat 250 İzmit Sabiha Gökçen Kaç Saat Sürer? Cevap: Hem Kolay Hem Zor!
Evet, Hat 250’nin ne kadar sürdüğünü sormuştunuz. Aslında cevap oldukça net: 4 saat civarı! Ama dikkat! Bu dört saat aslında sadece bir aritmetik hesap değil, bir yolculuk. Birçok başka detayla zenginleşmiş, bol bol karışıklık ve eğlenceli bir hikaye ile şekillenmiş bir yolculuk. Eğer “tam zamanında” varma konusunda derinlemesine bir kaygınız yoksa, her şeyin bir yolculuk olduğunu kabullenmelisiniz. Ve bence bu yolculuk, sadece bir ulaşım değil; aynı zamanda Türk insanının her durumda nasıl sabırlı olabileceğinin en iyi örneği!