Asansör Kitap Kaç TL? Bir Kitapla Başlayan Hayal Kırıklığı ve Umut
Sabahın İlk Saatlerinde Bir Düş
Kayseri’nin sabahı, her zaman olduğu gibi taze bir umut kokusuyla başlıyordu. Kaldığım apartmanın asansörüne binerken, dergilerden ve kitaplardan oluşan bir yığın gözümün önünden geçiyordu. Son birkaç aydır, hayatımda biraz daha fazla kitap okumaya karar vermiştim. Hayatımın her döneminde kitaplar, bana daha iyi bir kaçış noktası, bir nebze olsun gerçeklikten uzaklaşabilmek için bir yol sunmuştu. Ama bu sabah, bir şey daha vardı.
Bir hafta önce, asansörün hemen önündeki kitabevinde gördüğüm o yeni romanı, o kadar içten istemiştim ki… Yazarın adı, kapağındaki renkler, her şey büyüleyiciydi. İçimden bir ses, “Hadi git, al, okursun!” diyordu ama diğer yandan cebimdeki paranın yetersiz olduğunu da biliyordum.
İçimdeki o duygular arasında gidip gelirken, asansör bir üst kata çıkarken kitap kaç TL diye düşündüm. Bu soru, aslında içimde bir yığın başka soruyu da beraberinde getiriyordu. Bu kitap, en son gördüğüm kitaplardan biri miydi? Ne zaman tam anlamıyla kitap almak için parayı bulabilecektim? Bir yandan kararsızlık, bir yandan heyecan…
Kitap Almanın Fiyatı Ne Kadar?
Asansöre bindiğimde sadece birkaç katlık bir yolculuk vardı ama o kadar çok şey düşündüm ki. O kitabı almak istiyorum, hem de hemen… O kadar istiyorum ki, parayı cebimden çıkarıp bir şekilde almak istiyorum ama gerçekler biraz daha sert. Çalıştığım ofisteki maaşım, kitapların fiyatlarının gerisinde kalıyor. Kayseri’deki kitabevinde bir kitabın fiyatı ne kadar olabilir ki? 50 TL mi, 70 TL mi? Belki biraz daha fazlası.
Açıkçası, artık o kadar sık para biriktirip kitap almayı beklemiyorum. Artık kitaplar benden kaçan bir hedef gibi. Ya da belki de ben, onları almak için doğru zamanı beklemiyorum. O kitapları almak için hayalini kurduğum zamanlar geçiyor. Paranın eksikliği, her zaman beni bir adım geri atmaya zorluyor. O sabah, aklımdan geçenlerin arasında, “Asansör kitap kaç TL?” sorusu sanki içimdeki bir şeyin parçalara ayrılması gibi bir his bırakıyordu.
Kitap Almak İçin Yeterli Para Var mı?
Bir hafta sonra, bittiğim iş günü sonrası akşam, kitabevinin önünden geçerken, o kitabı tekrar gördüm. Sadece içeriğini okumadım, kapağını inceledim, sayfa sayısını, yazarı… Ve sonra kitabevinin içi… Kitapları elime alıp birkaç dakika düşündüm. “Ne yapıyorsun? Bu kitabı almazsan, yine bir hafta beklemek zorunda kalacaksın.” Ama cebimde sadece birkaç bozukluk vardı. Ve bu sefer yine “Asansör kitap kaç TL?” sorusu, içimdeki hayal kırıklığının taşlarını döktü.
İçim burkuldu. Neden hep bu kadar zor oluyordu? Neden her defasında istediğimiz şeylere ulaşmak bu kadar uzak oluyordu? Düşüncelerim birbirine karıştı. Hayat, parayla mı ölçülüyordu yoksa bir şeylere ulaşmak için gerçekten istekli olmak yetiyor muydu?
Sonunda kitabı aldım. Evet, o kitabı aldım ama bir şeyin farkına varmam çok uzun sürmedi. O an, sadece satın aldığım kitabın verdiği zevkle değil, o duygunun içinde daha fazlasını buldum. Hayat, sadece almak ve sahip olmakla ilgili değildi. Ya da belki de bunların anlamını ben doğru yerlerde arıyordum. Kitap almak, sadece cebimdeki paranın ne kadar olduğuyla sınırlı kalmıyordu. O an kitap almak, sadece o anı “yaşamak” demekti.
Kitaplar, Sadece Bir Kaçış mı?
Bazen, sadece bir kitabı almak için bile bir hayatı sorgulamak zorunda kalıyorum. O kitabı almak için bir şekilde ikilemde kalmamın sebebi sadece maddiyat mıydı? Bir hafta boyunca her gün aynı asansörde gidip gelmek, aynı şeyleri yapmak… Aslında kitaba sahip olmanın verdiği zevkin yanında, bir şeyler kaybettiğimi hissediyordum. O kitabı aldım ama neyle ilgiliydi bu kitap? Yine gündelik rutin içinde kaybolan bir başka arayış mıydı? Yoksa o an, sadece kaybolduğum, gerçekliği unutmaya çalıştığım bir kaçış mıydı?
“Kitap almak için ne kadar para gerekiyor?” sorusunu sorarken, içimde bir yere sığamayan bir tür eksiklik vardı. Fakat kitabı alırken anladım ki, o eksiklik sadece parayla ya da fiyatla ölçülemezdi.
Kitap Alırken Öğrendiklerim
Kitap alırken, yalnızca paranın eksikliği değil, yaşamın kendisini ve ne kadarını kontrol edebildiğimi sorgulamak da öğrettiklerinden biriydi. Biraz daha fazla tutumlu olmalı, biraz daha sabırlı olmalıydım. Ama bir şey daha fark ettim: Her kitap aldığımda, aslında sadece parayla değil, düşüncelerle ve umutlarla da bir şeyler satın alıyordum. Yani kitabı satın almak, sadece bir nesneye sahip olmak değil, aynı zamanda bir deneyimi satın almak demekti.
Kitap, gerçekten bir ruhu besliyordu. O kitabı almak sadece parayla ölçülemezdi, ona da ihtiyacım vardı, ruhum da bazen buna susamıştı. İhtiyaçlar ve arzular birbirine karışırken, en önemlisi, hayatta anlamlı olanın ne olduğu sorusunu sormak. Gerçekten neyin peşinden koştuğumu anlamak…
Asansörde, “Asansör kitap kaç TL?” sorusunun cevabı belki de paradan daha fazlasını içeriyordu. Bu soru, hayatta neyi beklediğimi, neyi aradığımı ve en sonunda neyi kazandığımı sorgulamama yol açmıştı.